nedir bu sabah uyandıran, akşam uyutmayan?
nedir kanımı karıncalandırıp, içimi gıcıklatan?
aklımın labirentlerinin kalkıyor duvarları
gözlerim yeniden görmeye başladı mavi semaları
hayalerdeyim dedim… hayalimin batısından battı beden…
o anda yükseldi doğudan güneşim,
ışkla doldu, altın oldu..
şelaleydi baştacı, şimdi tersine akan nehir oldu…
gözlerim yaklaştı sanki birbirine
gördüğüm önce iki, sonra bir oldu..
mavi gökkubbeye asılı tupturuncu tüller vardı
bir rüzgar esti güneyden
yüreğim turuncularla beraber havalandı…
sayfalar boşaldı, kalemler traşlandı
nefesi çektim içime
ağzımdan kelimeler havalandı…
bir an sonra deli bir şimşek çaktı
ardından akıllara durgunluk vermeyen o sağanak başladı
saatler ardından, gökkuşağı ile uyandı sabah
artık ruhla beden sarmaş dolaştı…
bir sağa bir sola sallandı koca çınarlar
saçları rüzgardan darmadağandı
hayal bile edilemez dedikleri
artık dünün masallarıydı…
24 Ocak 2010
erenköy